I. GİRİŞ

Söğütlü uzun yıllar Nahiye Müdürlükleri ile idare edilmiş ve 1980 yılında nahiye müdürlüğü kaldırılmıştır. 09.05.1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla Sakarya’nın merkez ilçesi olan Adapazar’ından ayrılarak ilçe statüsüne kavuşmuştur. İlçenin matematik konumu 30°30 doğu boylamı ile 40° 50’ kuzey enleminde yer alır. İlçenin kuzeyinde Ferizli ve Kaynarca Batısında ve Güneyinde Adapazarı, Doğusunda ise sınırını Sakarya nehrinin belirlediği Hendek ilçesi yer alır.

Adını bol sular olan topraklarında yetişen çok miktarlarda bulunan söğüt ağaçlarından alan ilçe her ne kadar Adapazarı’nın etkisinde kalarak fazla büyüyemediysede kentsel gelişmelerin tüm örneklerini sergilemektedir. Adapazarına 17 Ferizli ilçesini ise 5 km uzaklıkta bulunan ilçe Kuzeyde Karadeniz kenarındaki Karasu ilçesine 40 km. uzaklıktadır.

Söğütlü İlçesi

1) Gündoğan Mahallesi

2) Orta mahalle

3) Camicedit Mahallesi

4) Yeni mahalle (K.Sögütlü Mah.) olmak üzere 4 mahalle muhtarlığı ile 18 köy muhtarlığından müteşekkildir. Rakımın ortalama 20 m. olduğu ilçe 14.100 ha’lık bir alana yayılmıştır.

İlçede 26.08.1991 tarihinde ilçe kaymakamın göreve başlaması ile birlikte kamu kurum ve kuruluşları hızla teşkilatlanmış Emniyet Kütüphane dışındaki tüm kuruluşların teşkilatlanması tamamlanmıştır.

İlçenin Sakarya il merkezine yakınlığı ve Sakarya-Karasu devlet karayolu üzerinde bulunması gelişimi açısından elverişli bir konum teşkil etmektedir. Şimdi ilçenin coğrafyasını çeşitli yönleriyle inceleyelim

II. SÖĞÜTLÜ’NÜN TARİHİ GELİŞİMİ

Söğütlü’nün tarihi M.Ö. 2340 tarihinde Akatlara kadar uzanır. Daha sonraları Eti, Hitit, Frigya,Lidya ve Kimmer medeniyetlerinin hakimiyeti altında kalan bölge M.Ö. 546 yılında Pers İmparatorluğuna geçti. B. İskenderin Persleri yıkmasıyla Makedonya İmparatorlugunun eline geçti. İskenderin ölmesiyle Helenistik dönem başladı. Britanya krallığının elinde kalan bölge B.Ö. 63’te D.Roma İmparatorluğu hakimiyetine girdi.

Bu hakimiyet M.S. XI.y.y’da Anadolu Selçuklularının eline geçti. Selçuklular yıkılınca İznik İmparatorluğuna geçen Sögütlü civarını Orhan Gazi Osmanlılara katmıştır. Sakarya nehrinin sürekli yatağını değiştirmek ve bataklık sahalarla çevrili Söğütlü ovası yerleşmeyi güçleştirmiş ve günümüze zengin tarihi eserlerin ulaşmasını engellemiştir. Daha çok göçebelerin yaşadığı ve hayvanlarını otlattığı ova Osmanlı-Rus harbinde Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan’dan gelen muhacirlerin bölgeye getirilmesiyle yerleşme anlam kazanmıştır.

Milli mücadele döneminde bölgede Bizanstan kalan Rum ve Ermeniler Yunan işgaliyle halka her türlü işkenciye yapmış, yerli halkın göçüne neden olmuştur. Çeşitli çetelerinde etki alanında bulunan bölge köyleri Yunanlıların çekilmesi sırasında yıkımlara uğramıştır. Halit Molla, Recep Reis gibi Kuvayı Milliye grupları (21 Haziran 1921) Adapazarının kurtuluşuna katkıda bulunmuşlardır.
 

III. BÖLÜM FİZİKİ COĞRAFYASI

A. YAPI VE YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

1. Genel Morfolojik Özellikler:

Söğütlü ilçesi genel görünüşü itibariyle çanağı andıran bir ovanın ortasında kurulmuştur. Ova platolar ve tepelerle çevrilidir. İnceleme sahasında Kombriyenden Senozoyik sonuna kadar bir yapı ve jeoloji hakimdir. II. Ve III.Zamanda ara ara sular altında kalan saha tekrar yükselmiş ve Sakarya Nehri tarafından doldurulmuştur. 1935 yılında ovanın 30-50 m derinliklerine yapılan sondajlarda bir takım deniz canlıları kalıntıları ile deniz kabuklarına rastlanıl-mıştır.

Batı sınırını tarla sınırları ile Şark deresi ve Kollarının belirlediği ilçenin Kuzeybatında Kocaeli Platosunun doğu uzantısı sayılan ve ova tabanına göre birden yükselen otlak dağı (353 m.) yer alır. Doğusu ise Çamdağı’nın batı etekleriyle kaplıdır. Sakarya nehri burada kendisine bir boğaz açarak ilerler.

2. Morfolojik Birimler

a) Dağlık Alan: Sakarya ili genelinde önemsiz sayılabilecek bu yükselti iilçenin en yüksek noktasadır(353 m.). Kocaeli Platosunun en doğudaki uzantısı sayılan yükselti ovaya 32° lik bir eğimle iner. Kuzay yamacı ise 15° lik eğime sahiptir. D-B yönlü kretase yaşlı Antiklinal birçok yerde eosen filişleriyle örtülüdür. Dağın üzerinde 10 km uzunluğunda D-B yönlü bir fay hattı mevcutur. Zirvesi ormanlık olan bu yükselti ulaşımı güçleştirmediği gibi kuzeyden gelen nemli hava kütlelerinin ovaya girmesine engel olmaz.

b) Platolar: İlçenin yaklaşık % 32’sini platolar kaplar. I ve II.zamana ait yaşlı kütlelerin akarsu ve kuruderelerle aşındırılmasıyla derin vadiler açılmış bu vadilerin birçoğu ovaya yakın yerlerde tabanlı vadi haline gelmişlerdir. Yüksek kesimleri ormanlarla kaplı olan platoların aşağı kesimlerinde yabancı maki dediğimiz psedomakilerle kaplanmıştır. (Kocayemiş, Böğürtlen, Şimşir...) ormaniçi boşluklarda ise meralar yer alır. Buralarda hayvancılık faaliyetleri yapılırken tahrip edilen orman alanları ziraat alanı haline getirilmiştir. Platoların üzerlerinde yer yer tek tepeler bulunur bunlarında nisbi yükseltileri 250 m’yi pek geçmezler.(Sivri T.239 m)

c. Vadiler: İnceleme alanında 2 vadi tipi görmekteyiz. Bunların büyük bölümünü kertik vadiler oluşturur. İlçenin K.B, K.D ve Güneyindeki yaşlı platolarda oluşmuş birçok derin vadi vardır. Platolar vadilerle dilik dilik edilmiştir. Yükseltininde az olmasından dolayı fazla uzun değillerdir. Bazı vadiler ova tabanıyla bütünleşerek 2.vadi tipi olan Tabanlı vadileri oluşturmuş-lardır. Bunlarda eğim çok azdır aşındırmadan ziyade biriktirme görülür. Vadi tabanlarında verimli faaliyetleri sürdürülür. Sakarya nehrinin Çamdağının batı eteklerini yararak tabanlı vadi oluşturmuştur. Elmalık ve Bezirgan derelerinin atıkları vadilerde aynı vadi tipine birer örnektirler.

d-Ova: Adapazarı ovasının kuzeyinde yer alan Söğütlü ovası ilin en çukur tarım alanıdır. Ortalama yükseltisi 17 m.olan ova, taban suyunun yüzeye çok yakın olması ve yer yer zeminin üstüne çıkmasıyla sazlık ve bataklık durumun-da alanlara sahiptir. Eski çağlarda ancak göçebelerin hayvanlarını otlatabildik-leri yerleşik yaşama imkan vermeyecek durumda olan ova son yıllarda DSİ’nin yaptığı drenaj çalışmaları sonucu bataklıklar büyük oranda kurutulmuş ve tarıma elverişli hale getirilmiştir. Geniş bir alüvyon düzlüğü ihtiva eden ova çakıl, kumlu çakıl, kil ve silt münavebesinden meydana gelmiş tabaka kalınlıkları 2-10 m. arasında ve az tuzlu özelliğiyle yöre halkının başlıca yaşam kaynağını oluşturmakta ve Türk ekonomisine katkıda bulunmaktadır.

B.İKLİM

1. Genel Özellikler: Söğütlü’nün iklimi hem Marmara Bölgesi iklimini, hem de Karadeniz iklimi özellikleri taşır. İlçenin hemen her tarafında iklim özellikleri aynıdır. Bunun sebebi yükseltilerin iklime etki edecek derecede belirgin olmamasındadır. Bölgede yaz kuraklığının sürekli olmaması, genel olarak ortalama ve mutlak sıcaklık farklarının az oluşu, karasal etkilerden çok denizel etkinin egemen olduğunu gösterir. Ancak bazı yıllar karasal etkiler ağır basarak extern değerler görülebilir.

Söğütlüde İklimin Ayırıcı Niteliklerinin Seçilmiş İlçelerle

karşılaştırılması (Tablo 1)
 
 

  SÖĞÜTLÜ GEYVE KAYNARCA SAPANCA
Ort Sıcaklık (°C) 14,2 14,1 12,9 13,6
Ort.Yağış(mm) 797 632 842 906
YerelOrt.BasınÇ(mb) 1,011,6 - - -
Ort.Bağıl Nem(%) 72 67 75 76

2. İklim Elemanları

a. Sıcaklık: İlçe alanının orta kesimleri ovalık ve düşük yükseltilidir. Kalan kısımlar yüksek ve platoluktur. Ancak bu yükselti kuzeyden gelen deniz etkilerine engel olmaz. Böylece mevsimler arasındaki sıcaklık farkı fazla olmamaktadır. Karadeniz’in yumuşatıcı etkisi ve Akdeniz ikliminin etkisi sayesinde yılın hiçbir ayında ortalama sıcaklık 3-4 °C’nin altına düşmez. Yıllık ortalama sıcaklık ise 14,2 C°’dir. Bu değer güneydeki Geyvede 14,1 Güneybatıdaki Sapanca’da 13,6 C°’dir. En soğuk ay 5,8 °C ile ocak en sıcak ay ise 22,7 °C ile Temmuz dur. Yıllık sıcaklık amplitudu 16,9 °C’dır.

Söğütlü’de en düşük, en yüksek ve Ort.Sıcaklığın

Aylara Dağılışı (Tablo 2)
 
 

AYLAR Ocak Şub Mart Nis. May Haz. Tem. Ağs. Eylü Ekm Kas. Ara.
En.Y.Sıc 9.4 10.6 13.1 18.6 23 27.1 28.6 28.7 25.7 20.6 16.3 11.6
En.Dü.S 2.4 3.1 4.1 7.8 11.8 15.1 17 16.8 13.5 10.2 7.2 4.7
Ort.Sıc. 5.8 6.6 8.2 12.7 17 21 22.7 22.4 19 14.8 11.3 8

b. Basınç ve Rüzgarlar: Yıllık ortalama basınç 10,12,6 mb’dır. Yaz ayları dışında aylık ortalama basınç normal basınç sayılan 1013 mb’ın üzerinde bir değer gösteren inceleme alanı çevresine göre genel olarak yüksek basınç sahası özelliği gösterir. kocaelinde ortalama yıllık basınç 1006,6 mb’dır.

Rüzgarlara baktığımızda bölgede genellikle Kuzey (Yıldız) ve kuzeybatıdan (Karayel) rüzgarları esmektedir. Bu rüzgarlar bölgeye serinliğin yanında denizden nemli havayıda getirir. Ancak ilçeye en hızlı rüzgar 22,3 m/sn ile güneybatından esmektedir.

Yıllık takriben % 15’i kadar bir süresi hariç daima kuzeyden gelen mutedil karayel, egemen rüzgar yönünü belirler. Güney ve Batı rüzgarları umumiyetle sert eserler. Fırtınalarda bir yönden gelir. 34 yılllık rasatlara göre yılda 20 gün fırtınalı geçer. Civar dağların rüzgar rejimine tesirleri çok barizdir. Yüksek dağlarla çevrili Güney, Güneydoğu, Doğu ve kuzeydoğu yönlerinden hemen hiç rüzgar gelmez.

İzmir körfezi ve onun devamı olan Sapanca gölü çöküntüsü Güney rüzgarlarını Sögütlü ovasına sevkeder.

Söğütlü’de Basıncın ve En hızlı Rüzgar Yönlerinin

Aylara Dağılışı (Tablo 3)
 
 
AYLAR Ock Şuba Mart Nis. Mayı Haz. Tem. Ağs. Eyl Ekim Kas. Ara.
Bsnç(mb) 1015.2 1014,1 1013,3 1010,2 1010,8 1007,7 1009,2 1009,8 1013 1015,6 1015,6 1015,2
En.Hzl

RüzYönü

SW SW SSW SW NW WSW NW NW W W S S
EnHızlı Rüz.Hızı 25.2 21.8 19.2 20.5 18.8 18.1 15.1 14 16.6 19.8 19.5 19.2

C) Nem ve Bulutluluk: Havadaki su buharı yüzdesinin ortalama % 72’de seyretmesi ve yıl içinde çok az değişiklik göstermesi bu bölgenin rutubetli karakterini göstermektedir. 35 yıllık rasatlara göre en düşük aylık ortalama nemlilik % 11 ile nisan ve ekim aylarında yaşanmıştır. Maksimum nemlilik % 73 ile ocak ve eylül aylarında görülmektedir.

İlçede yılın ancak 55 günlü açık geçmektedir. Oldukça yüksek bağıl neme sahip yörede yaz aylarında açık günler ortalama 10 günü geçmez. Yılın 191 günü ise bulutlu geçer. Yıllık ortalama bulutluluk değeri (0-10) 5,9’dur. Kapalı günler sayası ise 118 gündür. Ortalama değerlere bakacak olursak sabah saat 07:00’de 6,7 olan bulutluluk oranı havanın ısınması ile 4,5’e kadar düşmektedir.

Söğütlü’de Nemin ve Bulutluğunun Aylar Dağılışı (Tablo 4)
 
 
AYLAR Oca Şub Mar Nis. May Haz. Tem Ağs. Eylü Eki Kas. Ara.
Ort.B.Nem.(%). 73 72 72 70 71 68 70 71 73 75 73 72
Ort.Bultluk(0-10) 7,3 7.4 7.2 6.6 5.8 4.5 3.8 3.7 4.4 5.9 6.6 7.1

d) Yağış: İlçe alanı kuzeyden Karadeniz, güneyden de Marmara ikliminin etkisi altında kaldığından genellikle bol yağış olmaktadır. İklimin ılıman özelliği yağışların genellikle yağmur şeklinde düşmesine neden olur. Karlı günlerin sayısı yıllık 10 günü geçmez. Yağış ilçenin hemen hemen her yerine ayrı miktarda düşer. 53 yıllık rasatlara göre en yağışlı ay 99 mm. ile Aralık, en kurak ay ise 41 mm ile Ağustos ayıdır. Yıllık ortalama yağış miktarı 8034 mm’dir. Bu yağış miktarı umumiyetle Marmara iklimine göre yüksektir. Çevre merkezlerin yağış değerlerine baktığımızda Kocaeli’de 771 mm Sapanca’da 915 mm Geyve’de 632 mm’dir. Yağışların mevsimleri gere dağılışına baktığımızda en kurak mevsim yaz (153,6 mm) olup yıllık yağışın % 19’unu alır. En fazla yağış ise % 33’lük bir payla kış mevsimidir. (264,6 mm) sağanak yağışların az yer tuttuğu ilçede yağışlı günler sayısı 100 günü geçmektedir. Dolu hemen hemen görülmez 25 yıllık rasatlara göre yıllık 0,8 gündür. Ortalama kırağılı gün sayısı ile 16,2’dir. Kar örtüsü ılımanlığın etkisiyle 10 günden fazla yerde kalmaz.
 
 

Söğütlü’de Ortalama, Yağış Miktarı,Karlı,Sisli,Dolulu ve

Kırağılı günlerin aylara dağılışı (Tablo 5)



 
 
 
AYLAR Oc Şub Ma Nis May Ha Te Eyl Eki Ka Ara.
Ort.Yağış(mm) 90 74.7 74 58.7 45.8 64 47.5 42.1 55.2 73.2 79.2 99.9
Ort.Karlı Gün 2.5 2.8 1.3 - - - - - 0.1 0.4
Ort.

Sisli Gün

3 2.4 2.4 2.4 1.3 0.9 1.8 2.4 3.8 5.6 4.6 3.4
Ort.Dolulu Gün. - - 0.1 0.2 0.1 0.2 - - 0.1 - 0.1 -
Ort. Kırağıl

Gün.Say

3.5 3 2.9 0.6 - - - - - 0.5 2.2 3.6

C. HİDROĞRAFYA

1.Akarsular: İlçenin drenajı genel olarak Sakarya Nehri ve onun kolları tarafından sağlanır. platolardan inen sürekli ve süreksiz akarsular sularını kimi yerde direkt Sakarya Nehrine kimi yerde ise Çark Deresi kanalıyla boşaltır. Aşağı Sakarya bölümünde yer alan Söğütlü Ovasında Eğimin iyice azalmasından dolayı nehir menderesler çizerek akmaktadır. Hatta zaman içerisinde nehrin birçok defa yatak değiştirdiği bilinmektedir. Poyrazlar gölü Sakarya nehrinin kopuk bir menderesidir. Maksimum akımı Nisan ayında minimum akımsa Ağustos ayındadır. Ortalama akım 192 m³/sn’dir. Ferizli topraklarında nehre karışan ve Sapanca gölünün fazla sularını Sakarya nehrine boşaltan Çark Deresi 4 m³/sn akım ile akmakta ancak bahar aylarında bünyesine kattığı Elmalı, Bezirgan gibi derelerle 29 m³/sn’lik akıma ulaşır. Mudurnu suyuda Hendek ilçesi topraklarından Nehre Karışır (Ort.20 m²/sn).

2. Yeraltı Suları: Ova zemininde taban suyu toprağın 2-3 m. derinliğindedir. Hatta bazı yerlerde su toprak yüzeyine çıkmış bataklık ve göl oluşturmuştur. İlçede bulunan tek göl olan Akgöl’de bu özellikle oluşmuş kışın 90 ha yazın 40 ha’lık bir alana sahiptir. Bu gölden başka ufak tefek taban suyu göllerine rastlanır. Çevre köylerdeki insanlar bu göllerden balık ihtiyaçlarını karşılarlar. Tarımsal sulama için problem yoktur. Yöre halkı sulama ve içme suyu ihyacını açtıkları kuyu, artezyen ve tulumbalarla sağlamaktadır.

D. TOPRAKLAR

1. Alüvyal Topraklar: Bu topraklar bilindiği gibi akarsular tarafından taşınıp depolanan materyaller üzerinde oluşan (A) C profilli genç topraklardır. Bu toprakların kalınlığı, rengi ana kayanın yaşına, drenaj koşullarına ve kullanma biçimine bağlı olarak değişir. Akarsu yataklarından uzaklaştıkça özellikleri değişmeye başlar. İlçede toprak yapısı suyun ulaşma imkanı bulduğu alanlarda toprak koyu ve alt toprak pas renklidir. Genel alanlarda hafifçe kireç yıkanması görülebilir. Üzerlerindeki bitki örtüsünü iklim belirler. İklime uyabilen her türlü bitkinin yetişmesine elverişli ve verimli topraklardır. İlçe toprakları kullanım açısından % 96 oranında tarıma elverişli nitelik göstermek-tedir. İlçenin ova tabanı bu toprak türü ile örtülüdür.

Bunlardan başka ilçe sınırları içerisinde pek az olan ancak Sakarya Nehri boyunca geniş alanlar kaplayan hidromorfik alüvyal topraklar da yer alır. Oluşumlarını su etkisi altında sürdüren, bataklık ve sulak alanlar oluşturan bu topraklar bazı su bitkilerinin ve bol su isteyen bazı ağaçların yetişebildiği tarıma elverişsiz topraklardır.

2. Kolüvyal Topraklar: Dik eğimlerin eteklerinde ve vadi ağızlarında yer alan bu toprak türü ilçe merkezinin hemen kuzeyinde bir tepeciğin (Delik Tepe) eteklerinde toplanmış ve ilçenin alanının % 1’i kadar bir alana yayılmıştır. Bu topraklar yer çekimi ve yüzey sularıyla yüksek kesimlerden taşınmış maddelerin birikmesiyle oluşmuş genç topraklardır. Profilde yağışın veya yüzey çıkışının yoğunluğunu ve eğim derecesine göre parça büyüklüğünü içeren katlar görülür. Bu topraklar alüvyal topraklar gibi birbirine paralel durumda olmayıp düzensizdirler. Dik eğimler ve vadi ağızlarında bulunanlar çoğunlukla az topraklı olup kaba taş ve molozları içerirler. Alüvyal sahalara geçişli olarak karışırlar.

Eğim tek tip olup materyalin geldiği yöne doğru akmaktadır. Tuzluluk, sodiklik gibi sorunları yoktur. Bu nedenle tarımsal değerleri çok yüksektir.

3. Kahverengi Orman Toprakları: İlçe topraklarında çok az yer kaplayan bu topraklar kireççe zengin olup anakaya üzerinde oluşurlar. Profilleri A(B)C şeklinde olup horizonlar birbirlerine tedricen geçiş yaparlar. A horizonu çok gelişmiş olduğundan çok belirgindir. Koyu kahverengi dağılgan ve gözeneklidir. B horizonu açık kahverengi veya kırmızıdır. Az oranda kil bulunabilir.

4. Kireçsiz K.Orman Toprakları: Bu toprak grubu ilçe topraklarında % 55’lik bir alana sahiptirler. A(B)C profilli topraklardır. A horizonu çok olgundur ve gözeneklidir. B horizonu çok zayıftır ve kil birikimi yoktur ya da çok azdır. Horizon sınıfları çeşitli veya basamaklıdır. Bu topraklar genellikle yaprağını döken orman örtüsü altında oluşur. Orman örtüsü dışında kalan bölümleri fındık yetiştirme alanı olarak kullanılır.
 
 

E. BİTKİ ÖRTDÜSÜ

Doğal Bitki Örtüsü: Kuzey Anadolu kıyı dağlarının uzantısı olan yükseltiler zengin bir orman örtüsüyle kaplıdır. Hemen hemen her yerde kayın başta olmak üzere Gürgen (Carpinus) Kavak (Populus), Kestane (Cestanea), Ihlamur (tilia) Akçaağaç (Platanus Acceri folia) Meşe (Cuercus) ve çınar başlıca ağar türlerini oluşturur. Çevre ilçe’lerde 700 m. yükselti kuşağından sonra, kayın ve meşe topluluklarına ibreli ağaçlar katılır. Ancak ilçe sınırlarında yükselti 350 m’yi geçmediğinden bu tür ağaçlara pek rastlanmaz. Doğu kesimde bol dişbudak (Praksinus) ormanlarına rastlanır. Aynı şekilde kuzeyde de dişbudak ormanları yer tutar. Doğudaki ormanlık saha İstanbul’daki Belgrat ormanlarına kadar uzanır. Burada dişbudak ağaçlarının arasına karaağaç ve kızılçamlar (Pinus Brutia) karışmıştır.

Platoların alçak kesimlerinde ve ova zemininde tarla açma, yeni yerleşim yerleri kurma gibi nedenlerle orman örtüsü zayıflamış, hatta ortadan kalkmıştır. Ağaçların yerlerini Karadeniz ve Akdeniz iklim sahasının etkilerini taşıyan bölgede psedomaki dediğimiz yalancı makiler ve bodur ağaççıklar hakim olmuşlardır. Bu topluluğu oluşturan türlerin çoğu yaz mevsimindeki kurak dönemlerde sararır ve kuru bir görünüm alırlar. Ormanlık sahanın tahribi sonucu ve ortamın doğal denge şartlarının devamlı bozulmasıyla ortamda adeta stabilleşmiş olan bu çalı toplulukları; Kermez Meşesi (Queraus Coccifera), Kocayemiş (Arbatus Unedo) Keçiboynuzu (Ceratonica Sliqua), Defne (Laourus Nabilis) Tesbih (Stryrax Officinalis) Katırtırnağı (Sportium Junceum), Bögürtlen, Dikenli, Mersin, Orman gülü gibi türlerden oluşur. Bazen 200 m. yükselti kuşağına dek ormanın içlerine sokulurlar. Son yıllarda ilçe merkezine bakan tepe ve yamaçlar orman güllerinden temizlenerek ağaçlandırma çalışmaları yapılmış ve hatta Keltepe adıyla anılan 140 m. yükseltideki tepenin adı ağaçlandırma çalışmalarından sonra Kartepe olarak değiştirilmiştir.

BEŞERİ VE EKONOMİK (COĞRAFYASI)

A. BEŞERİ COĞRAFYA

1) Yerleşme

a) Kuruluş ve Gelişmesi: Adapazarı, 1876-1954 yılları arasındaki çeşitli tarihlerde yurt dışından çok miktarda göçmenin yerleştirildiği bir şehirdir. Kafkasya, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Yugoslavya’dan gelen göçmenler özellikle Sapanca Gölü çevresi, Çark Suyu ile Sakarya Nehri arasındaki alan ve Sakarya’nın doğusundaki verimli alanlara yerleşmişlerdir. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen ancak 19.yy’ın ilk yarısında küçük bir köy olarak var olduğu tahmin edilen Söğütlünün bu göçler ile geliştiği söylenebilir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Küçük Söğütlünün 500’ü aşkın nüfusu ve bir camisi, Büyük Söğütlünün ise 1000’i aşkın nüfusu ve 3 camisi olduğu ve çevredeki önemli yerleşmelerden olduğu bilinmektedir. Arazinin verimli oluşu nedeniyle her iki yerleşmede yol boyunda gelişmiştir. Parseller büyük olmakla beraber meskun olan yoldan pek fazla uzaklaşmamıştır. Yerleşmenin (B.Söğütlü) günümüzdeki yayılma alanı ile 1962 yılında onanan imar planında görülen yayılma alanı ile arasında hemen hiç fark yoktur.

Yol boyu yerleşmesi özelliği gösteren ilçeyi gelişme tarihlerine göre farklılaşan bölgelere ayırma olanağı yoktur. Merkez (orta) ve Yenimahalle camileri çevrelerinin en eski yerleşme noktaları olduğu belirtilmekteyse de bunu mekanda gözleme olanağı yoktur. İlçenin her kesiminde 30-40 yıl veya daha yaşlı yapılara rastlanabilmektedir. Yalnız Karasu çıkışında Kum dere mevkiindeki konutlar 1970’ten sonra gelişmiştir. Bunun dışında ilçenin 25 yıla yaklaşan bir süredir yayılma alanında önemli bir değişiklik olmamıştır. Gelişme yoğunluk artışı ve oraların dolması şeklinde olmuştur. Bu gelişmenin önemli bir özelliğide ana yola paralel yolların olmayışı, dik inen yolların genellikle politika niteliğinde ve özel mülkiyetle oluşu ve odaklamaya olanak tanımayan düzensiz yerleşme biçimidir. İlçenin günümüzdeki mekansal yapısı tarım alanlarının korunduğunu yansıtmaktadır.

b) Mesken Tipleri: Söğütlü tipik bir doğrusal yerleşmedir. Düşük yoğunlukta ve ayrık nizamda yerleşilmesine rağmen konut alanları yoldan fazla uzaklaş-mamıştır. Konutlar genellikle sebze yetişritilen geniş bahçeler içinde yer alır. Kadastral yollar azdır. Konutlara ulaşan yaya yolları başka mülkiyetler içinden geçmektedir. Bu özelliklerine rağmen konut alanları çok düzensizdir. Bir adalama düzenine oturtulması güç ve tedirgin edici olabilecektir. Nitekim mevcut imar planında bir çok yapıya yol cephesi sağlanamadığı görülmektedir. Ayrıca önerilen bir çok ara yolda gerçekleşmemiştir.

Konutlar genellikle iki katlıdır; 10-15 yıldır. Hımış ve ahşap yapılar yapılmamaktadır. Yeni yapılar yığma tuğla veya beton karkas sistemler yapılmaktadır. Araştırmalara göre yapılanların yaklaşık 1/3’ü 1970 ve daha sonraki yıllarda yapılmıştır. Bu oran nüfus artışına oranla çok yüksektir ve bir çok konutun yıkılıp yenilerinin yapılmış olduğunu göstermektedir. Buna göre 2 mesken tipi görmekteyiz.

bi) Eski Tip Mesken: Hemen hepsi tek katlı ve düz damlıdır. Damlar toprakla ve kereste ile örtülüdür. Yapı malzemesi olarak taş ve ağaç kullanılmıştır. Eski tip konutlarda ev 2 odalıdır. Odaların arka kısmında kışlık erzak olan un, yağ, bulgur gibi yiyeceklerin saklandığı kiler yer almaktadır. Ahır samanlık ve zirai mahsulün saklandığı depolar evin hemen yakınında ama eve bitişik değildir. U şeklindeki bu kompleks yapıda toprak damlı ahırın karşı cephesinde mahsulün depolandığı çitlerle çevrili kafes şeklinde bir depo ve bu ikisini bir kenarından birleştiren samanlık yer alır.

bii) Yeni Tip Mesken: Bu tip konutlar genelde 2 katlı ve damları kiremitle örtülüdür. Konutların planları alt kat ahır, garaj ve samanlık üst kat ise ev şeklindedir. 3 oda 1 salon, mutfak ve banyodan oluşur. Bazı ev tiplerinde alt kat geniş yapılmış ve bir bölümü ev olarak kullanılmıştır. Ayrıca daha yeni yapılarda ahır, samanlık ve depo yine eski tip meskendeki gibi evden ayrı bir kompleks olarak yapılmıştır.

2. NÜFUS

a) Nüfus Hareketleri ve Gelişimi: Çevre ilçelerin kentsel nüfus gelişmelerine bakıldığında hızlı bir biçimde nüfus artışı sağladıkları görülmektedir. İzmit ve Adapazarı kentleri imalat sanayiinin gelişmesine bağlı olarak, Karasu verimli hinterlandı içinde ulaşımın gelişmesi ile bir pazar kent olarak, Akyazı ise her iki nedenle sürekli olarak Türkiye kentsel nüfus gelişiminin çok üzerinde bir trend izlemişlerdir. Örneğin İzmir 30 yıl içerisinde 5,8 misli Akyazı 4.4 mislik büyümüştür. Bu süre içerisinde Söğütlünün muntazam bir gelişme gösterdiği, ancak nüfusunun 1,6 misli artmış olduğu dolayısıyla bölgedeki kentsel gelişme hızının altında kaldığını görmekteyiz. Ülke ortalamasına baktığımızda ise sürekli olarak ortalamanın biraz üzerinde bir seyir izlediğini görürüz. 1965 yılından itibaren ise nüfus artış hızında bir yavaşlama başlamıştır. Bunda Adapazarı ve İstanbul’un genç nüfusu çekici kuvvetli etkisi yanında aile başına düşen toprağın geçindirme sınırına yaklaşmasıda etkili olmuştur. Ancak 1975 sayımında kumdere mevkiine yerleşen çingenelerin sayım sırasında ilçede bulunmamaları da hesaba katılırsa nüfustaki düşüşün aşırı olmadığı görülür.
 
 
 
 
 
 
 
 

Söğütlü’de Nüfusun Gelişimi (Tablo 6)


YILLAR 45 50 55 60 65 70 75 80 85 90
Merkez 2207 2632 2867 3087 3417 3537 3562 3714 4204 4839
Kırsal - - - - - - - 8555 8771

 
 

b) Nüfus Özellikleri: 1990 nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusun % 64’ü köylerde % 36’sı ise ilçe merkezinde yaşamaktadır. İlçenin nüfusu genelde yerli halktan oluşur. Etnik yapı bakımından özellik arz etmez Söğütlü’de işgücü/nüfus oranına bakıldığında il ve ülke ortalamalarının üzerinde olduğu yani çevre kırsal yerleşmelere göreli olarak kentsel özellik taşıdığı söylenebilir. İlçede dışarıda çalışanların yanında, dışarıdan da ilçeye, gelenlerin varlığı, faal nüfusun % 9,6 ‘sı Söğütlü dışında çalışmaktadır. Söğütlü’de dışarıdan gelip çalışanların oranı ise % 3,5’tir. Bu akımlar faaliyet cinsine göre mevsimlik farklar göstermekteyse de genellikle günlük akımlar yaklaşık eşit sayıdadır. Söğütlü yakın kırsal yerleşmeler için çalışma olanakları sağlıyorlarsa da, daha fazla sayıda işgücü Adapazarı tarafından emilmektedir. Ancak bunlar genellikle tarımdan kopmamış ve günlük gidip gelen bir grup oluştururlar. Adapazarı’nın yakın oluşu ve yöreye kesin göçleri azaltıcı bir etkensayılabilir.

Nüfusun sektörlere dağılımına bakacak olursak ilçenin istihdam kapasitesi daha doğru olarak yansıyacaktır. Buna göre çalışanların % 81,6’sı tarım sektöründedir. En gelişkin tarım dışı faaliyet sektörü ise hizmetlerdir. İmalat sektörünün büyük bir bölümü de doğrudan tarımla ilgili faaliyetlerdir (Süt Koop., Traktör tamiri, Mısır kurutma un ufalama ...vb.)

Sosyal değerler ve davranışlar açısından Söğütlü uyumlu bir yerleşim biçimindedir. Bir kısmı yurt dışında olmak üzere nüfusun % 29’u ilçe dışı doğumludur. Romanya ve Yugoslavya göçmenleri, Çerkezler, Trabzonlular, yerliler vs. karışık bir şekilde yaşar. Ancak etnik gruplaşmalar yoktur. Okur-yazar oranının yüksek olması (% 85) ve dengesiz dağılımına rağmen ekonomik faaliyetlerde sağlıklı sayılabilecek bir farklılaşma ve ihtisaslaşmanın olması kasabada toplumsal bütünleşmeyi desteklemektedir. Aileler olanakları ölçüsünde çocuklarını yüksek öğrenime gönderme eğilimindedirler. Sosyal değerler, eğitimi özellikle kız öğrencilerin okula gönderilmesini engelleyici yönde değildir. Yol boyu yerleşmesi olması Adapazarı'yla sıkı ilişki içinde bulunması modern ve toplumsal değer ve davranışlara açılmasını kolaylaştırmakta ve süratlendirmektedir. İnsana en geç adapte olmuş etnik grup 35 hanelik Çingene yerleşmesidir. 1970’lerde yerleşen bu grup zaman içerisinde yerleşik hayata kaymaya başlamasıyla bütünleşme yolunda ilerlemeler sağlamışlardır.

c) Demografik Özellikler: Nüfus piramidine baktığımızda ülke ve il değerlerine göreli olarak 0-9 yaş grubu oranının düşük 10-19 grubu oranının ise yüksek olduğu görülmektedir. 0-9 yaş grubundaki düşüklük 1965 sonrası nüfus artış hızının yavaşlamasına paralel bir gelişmedir. 10-19 grubunun yüksekliği ise ilçedeki (çevre köylere hizmet eden) ortaokulun varlığı ile açıklanabilir. İlçeye yeni açılan lise de bu duruma etki ederek bu grubun eksilmesini önlemektedir.

20-24 yaş grubu oranı Sakarya genelinde de ülke oranından düşüktür. 25-54 yaş grubunun il ve ülke oranlarından biraz yüksek oluşu ise kasabadaki ekonomik faaliyetlerin yeterliliği yanında bir kısım nüfusun Adapazarı’nda çalışmalarına rağmen Söğütlüde oturmaları ile açıklanabilir.

Cinsiyet ve bağımlılık oranı açısından Söğütlü nüfusu Sakarya il ortalamalarına yakın benzerliktedir. Doğurganlık oranı ise oldukça düşüktür. [ (0-1)/ (15-44 kadın).100 = % 10] Bu değer nüfus artışı hızını yavaşlatan göçleri kanıtlamaktadır. Cinsiyet oranına baktığımızda ise % 50.2, Erkek % 49,8 Kadın nüfusu olduğunu görürüz. Bu oran 1940 yılında % 48,7 Erkek % 51,3 kadındı.

Yaş Grupları (Tablo 7)
 
YAŞ GRUPLARI
0-14
15-64
+ 65
  E K T E K T E K T
SÖĞÜTLÜ
21.0
19.4
40.50
26.84
28.1
54.94
2.28
2.28
4.56
SAKARYA
20.8
20.3
41.15
26.73
27.21
53.94
2.22
2.69
4.91
TÜRKİYE
21.4
20.3
41.8
27.14
26.66
53.8
1.99
2.41
4.40

 
 

B. EKONOMİK COĞRAFYA

Kasaba BPD çalışmalarına göre tanımlanan Doğu Marmara alt bölgesi içinde yer almaktadır. Kırsal yerleşmeler İstanbul-İzmit-Adapazarı aksı boyunca yerleşmiş sanayi kuruluşları için işgücü depoları niteliğindedir ve en yakın kentin etki alanına girmektedir.

Söğütlü her bakından Adapazarı’nın etkisindedir. Her ne kadar 1991’de ilçe statüsünü kazansa da mal temini, tarımsal ürünlerin pazarlanması, ulaşım hizmetleri açısından Adapazarına bağımlıdır. Son yıllarda hizmete giren sağlık ocağı, Söğütlü İlçesi Lisesi gibi kurumlar bu bağımlılığı oldukça azaltmıştır. Orman Bölge Müdürlüğü, Tekel Baş Müdürlüğü, pancar alım merkezi gibi kurumlarda çevredeki 30 köyü etki alanına çeken unsurlardandır. Ayrıca Tarım Kredi ve Süt kooperatifleri, PTT, Ulaşım, Küçük sanatlar ve Ticareti ile çevre kırsal yerleşimlerinde bağımlı olduğu bir merkez durumumndadır. Ferizli ve Gökkent’in gelişmesi, bu açıdan etki alanını daraltmasına sebep olsada Söğütlü şu anki koşullarla çevresinin en önemli merkezi diyebiliriz.

1.1. TARIM:

İlçede çok geniş bir tarım arazisi vardır. Büyük bölümü taban arazisi olan ilçenin en önemli tarımsal sorunu drenaj sorunudur. Fazla yağışlarda toprağın su tutmaya müsait oluşu mahsullerin zarar görmesine yol açmaktadır. Tarımsal işletmeler küçük çiftçi işletmeleri şeklinde olup ortalama bir çiftçi ailesine 40/50 D ka.arazi düşmektedir. Arazinin miras yoluyla bölünmesi nedeniyle üretim olumsuz etkilenmektedir.

Çiftçiler tarımda tamamen makine gücünden yararlanmaktadır. Traktör mevcudu 760 civarındadır. Her traktörün alet ve ekipmanları mevcuttur. Ayrıca ilçede 17 adet biçer-döver mevcuttur.

Söğütlüde Arazi Kullanma Durumu (Tablo 8)

Arazinin Niteliği
Alan (Dk)
Arazinin Niteliği Alan (Dk)
Tarla Arazisi
85.440
Kavaklık
2.060
Sebzelikler
1.040
Çayır-Mera
1.573
Meyevelikler
74
Fundalık
470
Fındıklık
7.908
Orman Alanı
37.370
a) Kuru Tarım: İlçede tarımsal üretim kuru tarımda yoğunlaşmıştır. Bunun sebebi üretilen mahsülün daha kolay ve çabuk pazarlanabilmesidir. Ayçiçeği, mısır, şeker pancarı, buğday, patates, soğan, kabak en çok yetiştirilen ürünlerdendir.

Söğütlü ve çevresinde pancar üretimi en önde gelen faaliyetlerdendir. Ekim alanı kontrollü olan ürün her tarlada 3-4 yılda bir yetiştirilir. Toprağın yeterli nemlilikte olması nedeniyle sulama yapılmamaktadır. Dekar başına verim il ortalamasının üzerindedir. (6 ton/dk) Pancar için ayrılan 10.400 Dk. Araziden 62.400 ton ürün elde edilir. Ürünler Adapazarı Şeker fabrikasının ilçedeki pancar alım merkezine teslim edilir.

İlçede 1000 dk’lık bir alan ayrılan Ayçiceğinden 250 ton elde edilir ve bunların büyük bir kısmı Trakya Yağlı Tohumlar Kooperatifine satılır.

Patates, soğan (50.000 ton) Adapazarındaki Soğan-Patates halindeki toptancılara satılır. Kabak çekirdeği (100 ton) , Mısır (36.000 ton) buğday (7.000 ton) gibi ürünler T.M.O’ye ve tüccarlara satılmaktadır. Ayrıca ilçede yulaf (450 ton), Tütün (250 ton) gibi pazarlanabilen çeşitli mahsüllerde yetiştirilmektedir.

b) Sulu Tarım: İlçede sulu tarım istenilen her yerde yapılabilir. Ancak pazalama, talep gibi faktörlerin etkisiyle ancak yerleşmenin yakın olduğu tarlalara, bahçelere, akarsu ve dere kenarlarına yerleşerek halkın genel ihtiyacına ve iç pazara yönelik olarak ekim yapılmaktadır. Her evin bahçesinde mutlaka marul, biber, domates, fasulye, lahana, havuç yer alır. Genellikle yetişen ürünler hane halkının ihtiyacını karşılamaya yöneliktir. Daha geniş bahçelerden alınan fazla ürün ya kasabada perşembe günleri kurulan pazardaki pazarcılara satılır ya da doğrudan hane fertlerince satılır. Bazende fazla mahsül konserve, turşu yapılır veya kurutulur.

bi) Meyvecilik: İlçede meyvelikler 133 dek. Alan tutar. Ortalama üretim ise 40 tonu geçer. Daha çok iç pazara, yönelik üretilen meyvelerin bir kısmıda Adapazarındaki sebze ve meyve haline satılır. Daha çok geniş ev bahçelerinde yetiştirilen meyveler arasında erik, kiraz, armut, incir, zerdali başta gelir. Meyilli ve yüksekte kalan arazilerden 7.908 dka.’lık alan fındık yetiştirmeye ayrılmıştır. Yaz aylarında çevre ilçelere ve Söğütlü’ye gelen mevsimlik işçiler tarafından toplanan fındıklar Adapazarı yolundaki Fiskobirlik tesislerine satılır.

bii) Sebzecilik: Daha öncede belirtildiği gibi sebze üretimi her evin bahçesinde yer tutar. 1.000 ton civarında bir ürün verir. Bu ürünlerden fazla miktarda yetiştiren aileler çevre pazarlarda satar. Ayrıca ilçe çiftçisinin yeni yeni adapte olduğu örtü altı sebzeciliği denilen faaliyet 61 adet plastik serada yürütülerek yöre insanının her mevsim sebze yemetisini sağlamaktadır.

Söğütlü’de ekilen arazi ve elde edilen mahsul (Tablo 9)
 
Ekilen Mahsul
Ekim Alanı (Dk)
Yıllık Üretim (Ton)
Birim Aln.Or.(1 dek.)
Buğday
20.000
7000
350
Yulaf
3.000
450
150
Tütün
1.250
250
200
Şeker Pancarı
10.400
62.400
6.000
Ayçiçeği
1.000
250
250
Mısır
45.000
36.000
800
Kabak Çekirdeği
1.000
100
-
Pat.Soğan.vb.
3.000
50.000
-

 
 

2. HAYVANCILIK

a) Büyükbaş Hayvancılık: İlçede hayvancılık önemli bir gelir kaynağıdır. Birkaç büyük işletmenin yanısıra genellikle küçük aile işletmeciliği şeklinde süt sığırcılığı ve besiciliği yapılmaktadır. 8.000 civarındaki büyükbaş hayvanın % 10’u saf ırk % 93’ü kültür melezidir. 1969 da kurulan süt kooperatifine çevre köylerin tamamına yakını üyedir. Yıllık süt üretimi 5.000 tonu bulur. 1997 yılı ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde 8998 baş sığır şap aşısı, 5792 baş sığır veba aşısı ve şarbon aşısı yapılmıştır. İlçede B tipi 1 adet mezbaha mevcut isede ihtiyacı karşılayamamaktadır. Yıllık et üretimi 110 tondur. Süt üretimi son zamanlarda faailete geçen 3 adet mandırada yapılır. 1998 yılı yatırım proğramında yapılacak faaliyetler arasında sığır suni tohumlama, çayır-mera ve yem bitkilerini geliştirme gibi projeler vardır. Bu projelerin gerçekleş-mesiyle ilçe önemli bir hayvancılık merkezi durumuna gelebilecektir.

b) Küçükbaş Hayvancılık: İlçede küçükbaş hayvancılık oldukça önemsiz kalır. 1200 adet küçükbaş ve 150 adet tek tırnaklı hayvan bulunmaktadır. 1997 yılı içerisinde 114 adet koyuna Enteroxtemi, 116 baş koyunada şarbon aşısı yapılmıştır. Yıl boyunca 1811 hayvanda suni tohumlama yapılmıştır. Genellikle büyük aile gruplarının sahip olduğu koyunlar çevre ilçelerdeki tüccarlara pazarlanır.

c) Kümes Hayvancılığı: İlçede son yıllarda muazzam bir gelişme göstermiştir. Bir kaç sene öncesine kadar 10’u geçmeyen ve ancak ailelerin kendi ihtiyaçlarına yönelik olan kümes hayvancılığı bugün 26 işletmede 2.095.800 adet yıllık broiler besi kapasitesine mevcuttur. Yıllık 2.000.000 adet yumurta elde edilir. İlçede boş kapasitede dahil 349.000 kanatlı hayvan mevcuttur.

d) Balıkçılık: Balık ilçede bulunan Akgöl ve bunun yanında sayısız miktardaki tabansuyu gölleri ile derelerden çıkarılarak yöre insanının ihtiyacını karşılar. Ayrıca birçok ailede çevre pazarlarda alıcı bulan sazan, kızılkanat, karabalık vb. balık türlerini satarak geçimini sağlar ancak il bazında önemli bir sektör oluşturmaz.
 
 
 
 
 
 

3. SANAYİ

Tarım ve hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı ilçede sanayi gelişme gösterememiştir. Bölgede bulunan küçük sanayi tesisleri ise tarım ve hayvancılık faaliyetelri ile ilgilidir. Et kombinası, süt üretim tesisleri vb. Ancak bunların dışında kireç fabrikası, taş ve kum ocakları ilçenin önemli sanayi tesislerindendir. Ayrıca 1998 yılı içerisinde ilçenin kuzeyinde 4.sınıf tarım arazisine Organize Sanayi Bölgesi kurulması planlanmıştır. Bunun dışında Söğütlü ve Ferizli ilçeleri sınırında kurulu olan mısır kurutma tesisleri 50 ton kapasiteli olup verimli çalışmamaktadır. Hayvansal ürünleri işleyen 3 adet süt sanayi işletmesi mevcut olup, günlük 70 ton kapasitelidir. Hammaddeye yakınlığı açısından sağladığı avantajla gıda sanayiis gelişmeye yüz tutmuştur. Bunların içinde süt ürünleri, konserve, un fabrikası gibi.

4. ORMANCILIK

İlçede ormanların payı % 23 tür. Adapazarın’da bulunan Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Söğütlü ve Bakırlı serileri vardır. Eski yıllara ait kaynaklara baktığımızda orman serilerinin ovayı kapladığını görmekteyiz. Ancak geçen zaman içerisinde insanların tarla ve yerleşim yeri açmak amacıyla çok miktarda orman alanı tahrip edilmiştir. Ormancılık ilçe ekonomisine önemli bir katkı sağlamaz. Yalnız K ve KD’deki platolarda bulanan bir kaç köy hayvancılığın yanında içinde bulunduğu ormanlık sahada istihdam imkanı bulur. Ormanlarda bulunan meşe, kayın, gürgen gibi dayanıklı ağaçlar daha çok sanayi odunu olarak kullanılır. Bunun yarısını tomruk üretimi kapsar. Kalan üretim lif-yonga, tel direk, kağıt vs. alanlarda kullanılır.
 
 
 
 

5. ULAŞIM

İlçe yoğun olan Sakarya-Karasu Devlet yolu üzerinde doğrusal bir yerleşme olup Merkez ilçeye ve kuzeyde Karasuya rahatlıkla ulaşım imkanı bulabilmektedir. Belediyenin halk ulaşımına sunduğu otobüslerle 15 dakikada bir Adapazarına servis yapılmaktadır. Ayırca kuzeydeki Ferizli, Gölkent ve Sinanoğlu belediyesi otobüsleride bu güzergahı kullanır. Karasu ve Kocaali ilçelerinden gelip transit geçen araçların ilçe trafiği çok yoğun bir hal alır.

İlçenin ortasından geçen karayoluna ait bağlantı yolları asfalttır. Ulaşım trafiğinin doğrusal olarak 6 km’ye yayılmış olması ayrıca kişilerin ana yol kenarına uzun mesafe taşınamayacak yüklerle gelmeleri olgusunun devam etmesi; transittrafiğin yeni güzergah ile kasaba dışına alınması, kasama içindeki ana yolda, trafik sorunu yaratmayan buna karşılık talebe en uygun düşen, kısa aralıklı durakların düzenlenmesine olanak sağlamaktadır. Bu bakımdan bir terminal alanına gereksinme yoktur. Belediyenin ihtiyacı olan garaj ise son yıllarda ilçe merkezinin çıkışına yapılarak çözülmüştür.

Yapımı başlanan 2. Bir Adapazarı-Karasu Devlet yolu ile ilçenin trafiği büyük oranda azalacak ve transit trafiğin hız kazanmasını sağlayacaktır. Yeni doğudan yine ilçe sınırları içerisinden geçerek oradaki köylere canlılık kazandıracaktır.

6. TİCARET

İlçede ticaretin kendi nüfusuna oranla gelişmiş olduğu, görülmektedir. Ticari işletmelerin ilçe merkezi nüfusunun yanında çevresindeki kırsal yerleşmelerede hizmet etmektedir. Satılan mallar ve sunulan hizmetler açısından kentsel niteliğe yakın olduğunu görürüz. Her türlü bakkaliye ve manifatura satan dükkanların yanısıra parçası, mobilya, doğrama ve torna atölyesi gibi ünitelere rastlamak mümkündür. Adapapazarının yakın oluşu nedeniyle otel, özel banka kullanışları gelişmemiştir.

Satılan mallar Adapazarı toptancılarından temin edilmektedir. Doğrudan İstanbul toptancıları ile ilişki kuran dükkanlarda vardır. Satışların 315’i kasaba nüfusunun 2/5’i çevre yerleşmelere ve transit geçen yolculara yapılır.

İşletmelerin dışında tarımsal ve hayvansal ürünlerin Adapazarına pazarlandığı bir üretim merkezi durumundadır. Ayrıca ilçe sınırlarındaki süt ürünleri, et kombinesi ve mezbahalar ilçe halkından alıp işlediği ürünleri büyük yerleşmelere satar. İlçede toplam 6.000 m²&lik ticaret alanı, 15.000 m² lik K.Sanatlara ait kullanım alanı, 1500 m² mezbaha, 8000 m² lik pazar alanı ve 1500 m²lik depo ve hal alanı mevcuttur. Bu yıl faaliyete giren yarı açık pazar yeri ise her daim üreticinin ürünlerini daha taze ve çabuk olarak satabileceği bir mekan durumundadır. İlçedeki 26 adet tavuk işletmesi yılda 2 milyon adet yumurtayı dış pazara satar. Yeni yeni kurulan seracılık faaliyetledri tarım kredi kooperatifinin teşvikiyle başlamış üreticilerin pazar bulması sonucu geçen zaman içerisinde hızla yayılmıştır.(61 adet) Hayvansal ürünlerden süt büyük işletmelerin yanısıra küçük ailelerinde geçim kaynağı durumundadır. Kooperatiflerce evlerden günlük olarak toplanan süt mandıralara satılır.Parcar, fındık, buğday gibi ürünlerin dışında birçok tarımsal mahsulun kooperatifinin olmaması üreticiyi çoğu zaman mağdur bırakır. Satış fiyatlarındaki farklılık her çiftçinin emeğinin karşılığını aynı oranda almasını engeller. Bu da tarımsal ticareti olumsuz etkiler.

Birçok alanda Adapazarının etkisinde kalan Sögütlü ticaretlede ona bağımlıdır. Bu durum gıda maddelerine yönelik üretim yapan Söğütlü’ye pazara ve tüketiciye yakınlığından dolayı avantajlı bir durum sağlar.

7. TARIM HAYVANCILIK VE SÜT FESTİVALİ

İlçe adını yurt çapında duyurabilecek ve ilçe halkını tarım ve hayvacılık konusunda teşvik etmek amacıyla her yılın ağustos ayında yapılan bu anlamlı etkinlik başlangıçta süt festivali olarak tescil edilmiş, daha sonra kapsamı genişletilerek Tarım Hayvancılık ve Süt Festivali adını almıştır.

Bugün Türkiye çapında Tarım Hayvancılık ve Süt Festivali sadece Söğütlü’de yapılmaktadır. Festival süresince çeşitli etkinlikler yapılmaktadır. İlk açılış günü hayvan üreticileri arasında çeşitli yarışmalar düzenlenmekte ve dereceye girenlere çeşitli ödüller verilmektedir. Festival akşamı çeşitli sanatçıların katıldığı konserler ve eğlence etkinlikleri düzenlenmekte, 2.günü ata sporumuz olan yağlı güreşler yapılmakta ve iki gün sürmektedir.

Ayrıca fesitval süresince fuarcılık faaliyetleri sürdürülerek çeşitli zirai makine ve aletlerin tanıtımı yapılmaktadır. Festival sahasının hemen yanına kurulan panayırda eğlence ve alışveriş üniteleri faaliyet göstermekte böylece yöre ekonomisine canlılık kazandırmaktadır. Festivalin düzenlenebilmesi için özel bir alan ayrılarak trübünle çevrilmiş, soyunma odaları protokol bölümü vs. eklenmiştir.
 
 
 
 
 
 

V. SONUÇ VE ÖNERİLER

İlçenin genel geçim kaynağını tarım ve hayvancılığın oluşturması sorunların ve önerilerinde bu yönde yoğunlaşmasını sağlamaktadır.

İlçenin öncelikli sorunlarını şöyle sıralayabiliriz:

a) ilçe merkezinde hayvansal atıklar büyük bir sorun oluşturmaktadır. Bu konuda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

b) İlçe içinden geçen ve kanalizasyon şebekesinin bağlı bulunduğu dere açıkta akmakta ve özellikle yaz aylarında insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Derenin ıslahı yoluna gidilerek üstü kapatılmalıdır. Ayrıca ilçenin çevre sağlık teknisyenine ihtiyacı vardır.

c) Konut sorunu nedeniyle ilçeye atanan kamu görevlilerinin bir çoğu zorunlu olarak Sakarya İl Merkezinde ikamet etmektedir.

d) İlçede tarım ve hayvancılığa dayalı işletmelerin kurulması gerekir.

e) İlçeye bağlı birçok köyün içme suyu yetersizdir. İçme suyu sorununa kalıcı çözümler getirilmelidir.

f) Mülkiyeti T.M.O.’ya ait olan bu yıllardan beri atıl vaziyette duran mısır kurutma tesisisin faal hale getirilerek üreticilerin hizmetine sunulması gerekmektedir.

g) İlçedeki tarım arazileri miras yoluyla çok küçük parçalara bölünmüş olduğundan, iş gücü, zaman ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak amacıyla arazi toplulaştırılması çalışmaları yapılmalıdır.

h) Hizmetlerin daha iyi yürütülebilmesi için ilçede ziraat ve hayvan sağlık teknisyeni eksiğinin tamamlanması gereklidir.

ı) İlçede Ana Çocuk Sağlığı ve Verem Savaş Dispanseri bulunmamakta-dır. İlçenin köylerine yönelik koruyucu hekimlik yönünden personel açığı ile beraber Yeniköy hariç hiçbir köyde sağlık tesisi yoktur.

i) Taban suyunun yüzüye çok yakın olması sonucu bazı alanlar bataklık halini almaktadır. Bu nedenle drenaj çalışmalarına ihtiyaç vardır.

j) Ahır hayvancılığı gelişmiş olmasına karşın çayır ve meraların ıslah edilerek kullanım potansiyelleri geliştirilmesi gerekmektedir.

Sayılan maddelerin bir kısmı gerçekleşme aşamasında olup bir kısmı ise proje kapsamındadır. Bunların en kısa zamanda gerçekleşmesi ilçenin kalkınması ve çiftçinin gelir ve hayat seviyelerinin yükselmesini sağlayacak ilçe, ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacaktır.