|
S A K A R Y A
TARİHÇESİ
Sakarya ilinin adını nereden aldığına dair bilgiler Frigler dönemine degin uzanmaktadır. İlimize adını veren ırmak, o dönemde en önemli Frig tanrılarından olan Sangari’nin adını taşıyordu. Bu ad, Helenistik çağda Sangarios biçimine dönüştü ve uzun yıllar bu şekilde kullanıldı. Ayrıca eski Yunanlıların Sakarya Irmagı’na "Saldırgan" anlamina gelen Zakharion adını verdikleri de bilinmektedir. Bu ad daha sonraki yıllarda dönüşüme ugrayarak Sakarya biçimini almıştır. İl merkezi olan Adapazarı ise daha yakın bir tarihte kuruldu. Kentin ilk olarak 14. yüzyılın başlarında Orhan Gazi’nin komutanlarından Konuralp tarafından Tığcılar adıyla kurulduğu bilinmektedir. Tığcılar'ı içine alan toprak parçası Sakarya’nın iki kolu arasında sıkışmış bir ada durumunda olduğundan, daha sonraki yıllarda bu yerler ADA adıyla anılır oldu. Giderek bir alış veriş merkezi özelliği kazanmaya başlayan yerleşim merkezinde kurulan pazar yeri, civar yerleşim alanlarındaki insanlar tarafından ilgi görmeye başladı. Zamanla burası Ada Karyesi ve Ada pazarı adini aldi. II. Mahmut zamanindaı(1837) Adapazarı kaza haline gelmiştir. 19. Asrın sonlarına dogru İzmit Sancagı’nın kazası olmuştur. 22 Haziran 1954 tarihinde 6419 Sayılı Kanunla il olmuş ve Sakarya adını almıştır. Adapazari ve civarının ilk Türk sakinleri, göçebeliği terk ederek yerleşik düzene geçen Türkmen aşiretlerinden yörüklerdir. Bugün Adapazari mahallelerinin adları Türk oymaklarının adları ile anılır. (Tığcılar, Hasırcılar, Semerciler, Papuçcular, Çıracılar, Yagcılar gibi) Adapazarı’nın Kurtuluş Savaşı’nda da önemli bir yeri vardır. Alifuat Cebesoy, Sırrı Bey, Hasan Cavit Bey, Çerkez Sait Bey, Koçzade Mahmut Bey, Metozade Hüseyin Efendi, Abdurrahman Bey, Cevat Bey, Kaymakam Tahir Bey, Ibsiz Recep, Kazım Kaptan, Halit Molla gibi pek çok kahramanımız Kuva-i Milliye hareketine sağladıkları yardım ve destekle milli mücadelenin şerefli sayfalarında yer almışlardır.
COĞRAFYASI
Marmara Bölgesi’nin Kuzeydogu bölümünde yeralan Sakarya Ili ; 29º, 57’ - 30º, 53’ Dogu Meridyenleri, 40º, 17’ - 41º, 13’ Kuzey paralelleri arasında yer alır.
Sakarya ili, adı ile anılan ovanın güneybati kenarında kurulmuş olup, tarihi İstanbul - Anadolu Yolu’nun Sakarya Irmagı’ni aştığı noktada bir köprübaşı ve kavşak noktası konumuna sahiptir.
İl alanı yönetsel açıdan dogudan Düzce ili ve Bolu Dagı, güneyden Bilecik’in Gölpazarı ve Osmaneli, batıdan Kocaeli’nin Kandıra, Merkez ve Gölcük ilçeleri, kuzeyden ise Karadeniz ile çevrilidir.
Sakarya ilinin merkezi olan Adapazarı, Akova adı ile anılan düzlükte Sakarya havzasının aşağı kısmındadır. Doğudan Çamdagı, güney ve güneydoğudan Samanlı Dagları, kuzeyden Karadeniz ile sınırlanan Sakarya ilinin batıdan belirgin bir dogal sınırı bulunmamaktadır. Sakarya Vadisi’nin Kocaeli Platosu ve İzmit Körfezi’nin doğusundan geçen çöküntü alanı, ilin bu bölümüne girer.
Sakarya’da yeryüzü şekilleri içerisinde platolar ağırlıklı durumdadır. İl alanının yüzde 43’ünü oluşturan platolar, yer yer ormanlarla kaplıdır. İlin en önemli platosu batıdan il topraklarına girerek Sakarya Vadisine dek sokulan Kocaeli Platosudur.
Sakarya’da Kocaeli Platosu dışında kalan platolar genellikle Samanlı Daglarıyla Çamdagı kütlesinin Hendek, Akyazı, Sapanca’ya dogru uzanan kesimlerinde dizilmiş durumdadir. Baslıcaları; Hendek - Akyazi arasında Çigdem, Turnalı ve Gindira Platoları, Keremali Platosu, Akyazı’nin kuzeyinde Acelle ve Karagöl, Geyve yöresinde Katırözü, Sogucak, Çataltepe ve Ziyarettepe Platolarıdır.
İldeki yeryüzü şekillerinin platolardan sonra ikinci önemli grubunu dağlar oluşturmaktadır. İl topraklarının yüzde 33.6’lık bölümünü dağlar kaplamaktadır. İldeki tek düzenli sıradag Samanlı Dagları’dır. Bolu’nun güneyinde düzenli ve yüksek sıra daglar oluşturan Köroglu Dagları’nın batı uzantısı olan Samanlı Dagları, ilde Hendek, Akyazı ve Sapanca Gölü’nün güneyinde kalan bölgeyi bütünüyle kaplar. Samanlı Dağları, batıya dogru uzanarak İzmit Körfezi ve Gemlik Körfezi arasını doldurur. Samanlı Dagları pek yüksek değildir. İl alanında bulunan başlıca doruklar; Sakarya Ovası’nın doğu ucunda yer alan 1.543 metre yükseltili Keremali Dagı ile güneydeki 1.467 metre yükseltili Karadag’dır. Keremali dagı aynı zamanda ilin en yüksek noktasıdır.
İlde 880 metre ile önemli bir dağ olan Çamdağı, Akçakoca ve Bolu Dagı’nın uzantısı durumundadır. Geniş bir tabana yayıldığından dolayı ilin yeryüzü şekilleri arasında önemli bir konuma sahiptir.
Yeryüzü şekilleri açısından il topraklarının üçüncü grubunu ise ovalar oluşturmaktadır. Ovalar il alanının yüzde 22,1’ini kaplamaktadır. İlin en büyük ovası Akova (diger adıyla Adapazarı Ovası) dır. Aşağı Sakarya Vadisinde Sapanca Gölü ile Adapazarı’nın doğusunda yer alan ova Marmara Bölgesi’nin en büyük ovalarından biridir. Ovayı güneyden kuzeye dogru akan Sakarya Irmagı ve doğudan güneye dogru akan Mudurnu Çayı sulamaktadır. Akova’nın yüzölçümü 620 Km² olup, dogu - batı yönünde uzunluğu 27 Km, genişliği 23 Km. dir.
İlin diğer önemli ovaları ise Pamukova ve Söğütlü Ovası’dır. İlin ikinci büyük ovası olan Pamukova’nın yüzölçümü 170 Km² dir. Ova, Sakarya Vadisinde alüvyonların birikmesiyle oluşmuş verimli bir ovadır. İlin en çukur tarım alanı olan Sögütlü Ovası, Akova’nın kuzeyinde yer almaktadır. Ova 30 Km uzunluğunda ve 20 Km genişliğinde olup, bazı bölümleri sazlık ve bataklık durumundadır.
Cografyasının tartışılmaz mükemmelliği bugün ekonomide varlığını iyice ortaya çıkarmaya başlamıştır. Sakarya’dan geçen, Uluslararasi TEM Otoyolu ve D - 100 (Eski E.5) karayolu, yalnız ülkenin en zengin ticaret ve sanayi potansiyeline sahip İstanbul ve Trakya’yı tüm Anadolu’ya bağlamakla kalmaz, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarını da birbirine baglar.
Demiryolları da, Avrupa’dan gelerek, Sakarya’yı boydan boya geçmekte, Suriye ve İran sınırlarından Asya içlerine kadar ulaşım hizmeti vermektedir.
Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası ve Vilayetin öncülüğünde, Sakarya Üniversitesi’nce hazırlanan "Sakarya Nehri Ulaşım Projesi" nin ilimiz için hayati önem taşıdığı muhakkak. Sakarya Nehri Ulaşım Projesi, il merkezine 30 dakikalık mesafedeki Karadeniz kıyımızda, Karasu’da yapılmakta olan Liman ile tüm Türkiye’nin ekonomisini etkileyecektir.
Karasu Limanı çok büyük deniz ulaşım ağlarına baglantılı olacaktır. Bugün, Karadeniz’de Tuna ve Ren Nehirlerinde yapılan taşımacılıkla, Avrupa’nın ortasındaki bir çok ülkeden geçilerek, Kuzey Denizi kıyılarına, Norveç’e, hatta İngiltere’ye kadar mal nakli yapılmaktadır. Dinyeper ve Dinyester nehirlerindeki taşımacılıkla da, Rusya’nın içlerine ve Moskova’ya kadar mal taşınmaktadır. Don ve Volga Nehirlerindeki taşımacılıkla Hazar Denizi kıyılarına, Türk Cumhuriyetleri’ne mal nakli yapılmaktadır. Bu nedenle, Sakarya Nehri Ulaşım Projesi, ülkemizde kolay, ucuz ve tehlikesi az nehir taşımacılığının başlamasını sağlayacak dev bir proje olarak görülmektedir.
Cografyamızın önemi, henüz tahrip edilmemiş doğal zenginliklerimizin çokluğuyla da gözdedir. Bu zenginlikler, çağdaş ve çevre koruma teknolojileriyle donatılan Organize Sanayi Bölgeleri ile ve il için hazırlanan master projelerle korunmaktadır. Sakarya’ya 1993-94 yıllarindan sonra büyük bir artışla yönelen sanayi yatırımlarının nedeni de budur.
JEOLOJİK YAPISI
Marmara Bölgesi’nin kuzeydogusunda yer alan Sakarya ilinde yüzey sekilleri fazla karmaşık değildir. Kocaeli’nin doğusunda, güneyden kuzeye doğru uzanarak Karadenize açılan il alanı, deniz seviyesinden 31 m. yüksekliktedir. Marmara Bölgesi’nin iklim özelliklerini taşır. Yerleşim zamanı III. zamanın sonlarıyla IV. zamanın başlarında oluşmuştur. Bu jeolojik zamanda ortaya çıkan büyük kıvrılma ve kırılma hareketleri Trakya’nın güneye, Kocaeli Yarımadası’nın kuzeyine dogru farklı yönlerde çarpılmasina neden olmuştur. Çarpılma neticesi biri Karadeniz, öteki Marmara denizine açılan iki vadinin çökmesiyle de İstanbul Bogazı oluşmuş ve Akdeniz ile Karadeniz birleşmiştir. Çarpılmanın etkisi Sakarya İlinde daha güçlü olmuş ve il alanı Karadeniz’e doğru eğim kazanmıştır. Yurdumuzun önemli akarsularından olan Sakarya Nehri’nin İçbati Anadolu platolarından taşıdığı maddeler il alanında yığılarak geniş IV. zaman topraklar, alüvyon ovalar oluşmuştur. İlde agırlıklı yeryüzü şekli platolardır. Dağlar ilin güney yarısında yoğundur.
DAĞLAR, NEHİRLER, OVALAR, YAYLALAR VE GÖLLER
İl topraklarının % 33.6’sı dağlarla kaplıdır. Sakarya İlinin en yüksek ve sarp kesimleri güneydedir. Kuzey Anadolu sistemine bağlı olan dağlar il alanına yakın kesimlerde alçak platolara dönüşür. Baslıcaları, sehrin güneyinde Erenler Tepesi (75 m.), Alibey Tepesi (112 m.), güneydoğusunda Hira Dagı ve batısında Serdivan Tepesi, Akova’nın güneyinde Karadag, Keremali Dagları’dır. Keremali Dagı üzerindeki Dikmen Tepesi (1.720 m.) Sakarya’nın en yüksek noktasıdır. Akova’nın dogusunda Çamdağı (880 m.), batısında ise Kocaeli Yaylası vardır.
Türkiye’nin en büyük havzalarından biri olan Sakarya havzasının su toplama alanı 58.000 km² dir. Yıllık ortalam su hacmi 4 milyar m³ dür. Havzanın en büyük akarsuyu Sakarya Nehri’dir. Nehrin Sakarya ili dahilinde 159 km’lik, genelde ise 720 km’lik bir uzunlugu mevcuttur. Nehir Pamukova’nın güneyinde il topraklarına girer. Önce güneybatı, kuzeybatı istikametinde akar Geyve Bogazına girmeden önce sağdan Karaçay Deresini alır. Güney-Kuzey dogrultusunda dar ve derin olarak Geyve Bogazına dalar. Bu yöreden Karaçam Deresini alır. Adapazarı şehrinin doğusundan geçer. Sağdan Mudurnu Çayını aldıktan sonra kuzeye yönelir. Sapanca Gölü’nün ayağını teşkil eden Çark Suyu‘da Sakarya Nehir’ne karışır. Kuzeydeki plato sahasını bir boğazla geçtikten sonra kıyı ovasına varır oradan da Karasu yakınlarında Yenimahalle’den Karadeniz’e dökülür.
Çark Suyu, Sapanca Gölü’nün bir ayagı olup, Adapazarı’nın içinden geçer. Sapanca Gölü’nün fazla suları, Çark Suyu ile Sakarya Nehri’ne boşalır. Merkez Ilçe dahil dahilindeki uzunlugu 45 km. olan Çark Suyu, Sapanca Gölü’nün dogusundan çıkar. Batıda Kocadere, Elmalı, Kabuz ve Söğüt Deresi kollarını alarak kuzeydoguya yönelir. Ferizli ilçesinin kuzeydogusunda, Seyfiler Köyü’nden Sakarya’ya dökülür.
Ilin diger akarsuları: Mudurnu Çayı (64.9 km.), Dinsiz Çayı (34 km.), Darıçayı Deresi (33 km.), Maden Deresi (29.7), Melen Deresi (30.8 km.), Karaçay Deresi (28.6 km.), Akçay Deresi, Yırmaz Deresi ve Degirmendere’dir.
Bu akarsu bollugu içinde çok zengin ovalar yer almaktadır. Başta Akova denilen Adapazarı Ovası, Sögütlü Ovası, Geyve Ovası ve Pamukova mevcuttur. Akova, Marmara Bölgesi ile Karadeniz Bölgeleri arasında bir geçiş alanıdır. Ovaların en büyük özelligi sulanabilir olması ve bol yağış almasıdır. Yılda birkaç kez hasat yapılabilmektedir.
Sakarya İli, göller bakımından da Türkiye’nin en zengin göllerinin bulundugu bölgelerden birisidir. Göllerin sulari genellikle tatlı olup, turistik bakımdan zengin potansiyele sahiptir. Göller genellikle içme suyu kaynagı olup, tarım alanı sulamacılığında da kullanılmaktadır.
Başlıca göllerimiz: Sapanca Gölü (42 km²), Poyrazlar Gölü (25 hektar), Taşkısığı (Çaltıcak) Gölü (90 hektar), Acarlar Gölü (1.562 hektar), Küçük Akgöl (20 hektar), Büyük Akgöl (190 hektar) dır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Sakarya İli, doğal bitki örtüsü yönünden çok zengindir. Kuzey Anadolu kıyı daglarının uzantısı olan dağlar, gür ormanlarla kaplıdır. Hemen her yerde kayın ağacı başta olmak üzere gürgen, kavak, kestane, ıhlamur, çınar, akçaagaç ve meşe baslıca ağaç türlerini oluşturur. 700 metre yükselti kuşağından sonra igne yapraklı ağaçlar da yer almaya başlar. Adapazarı’nın doğusunda bol miktarda dişbudak ormanlarına rastlanır. Karasu ilçesinin batısında Acarlar Gölü çevresinde de dişbudak ormanları vardır. Ovalık kesimlerde Aşağı Sakarya Vadisi çevresinde bitki örtüsü zayıftır.
İKLİM
Sakarya ili, iklim özellikleri açısından Marmara ve Karadeniz Bölgesi iklim özelliklerini taşımaktadır. İl, yağışlı ve rutubetli bir havaya ve ılıman bir iklime sahiptir. Kışlar bol yağışlı ve ılık, yazlar ise sıcaktır.
Rüzgarlar genel olarak kuzeydogudan poyraz, kuzeybatıdan da karayel olarak eser. Zaman zaman güneyden esen lodos, özellikle Adapazarı Ovasında sıcaklığın artmasına yol açmaktadır.
Meteorolojik gözlemlere bakıldığında ilimiz bol yağış alan ve nem oranı yüksek bir yapıya sahiptir. Yıllık yağış ortalaması 1.016 mm., sıcaklık ortalaması 14.4 C ve nisbi nem % 73.9’dur.
KÜLTÜREL YAPI
Sakarya ili, çok farklı bölgelerden göç almış ve gelenlerin yerli halkla kaynaşması sonucu zengin bir kültürel tablo ortaya çıkmıştır. İl, Balkanlar’dan, Kafkasya’dan, Orta Asya’dan ve başka bölgelerden gelen insanlarla; ziraatla uğraşan yerli halk (manavlar) ve göçebe yaşayan Türkmenlerden oluşmuş bir nüfus yapısına sahiptir. İlimize göçler 19.YY.’ın ortalarında Kırım Savaşı, daha sonra 93 Harbi, Balkan Savaşı ve I.Dünya Savaşında kaybettiğimiz topraklardan ayrılarak göç eden insanların daimi yerleşim amaçları sonucu olmuştur. Bu insanlar adeta yurtlarının bir parçasını Sakarya’da bulmuşlardır. Göçler bununla da kalmamış, İstiklal Savaşı sonrasında yapılan mübadelelerle devam etmiş ve son olarak Bulgaristan’dan gelenlerde olmuştur. İlimiz tam bir kültür mozaiği haline dönüşmüştür. İlin bu özel durumu el sanatlarına, mimariye, gelenek ve göreneklerine ve yaşam biçimine kadar yansımıştır.
|
|
|